Fenerbahçe küme düşürülürse yazımın başlığı Tarihin Sonu olacak demiştim. Bugün, bu hafta hangi karar çıkarsa çıksın, yazımın başlığını değiştirmeyeceğim. Kararlarını, güce ve güçlülere göre verenler elbet tarihin sonunu görecekler. Çünkü hiçbir güç değişime direnemez. Bakın Sovyetler’e, nerede Demir Perde ülkeleri? Hepsi liberal oldu. Amerikan liberalleri. Berlin Duvarı’nın yıkılışı kim durdurabildi? Kimse!
Eninde sonunda duvarlar yıkılır. Onun için simgesel olarak Fenerbahçe’nin (aslında İstanbul’un) haksız, adaletsiz, kan, kir ve gözyaşı üzerine kurduğu bu günah imparatorluğunun yıkılması için bugün-bu hafta milat.
Sözde futbolu yönettiğini söyleyen TFF’nin zora düşmesini de anlamak güç değil. Çünkü onlar, bu işin karar vericileri değil. Olmamışlar. TFF aslında bugüne kadar fikstürü çekip, ligleri tescil etmiş. Daha ilerisi yok. Buna inanın, yok. Temiz oyunu, kan ve gözyaşıyla başkalaştıranlar için verilecek karar çok önemli. Berlin Duvarı’nın yıkılışını hatırlayın. İlk balyozun vuruluşunu. İşte fotoğraf budur. Bu kirli duvar için ilk balyozun vurulması, futbolumuzun ortaçağ karanlığından çıkması demek olacak.
TFF 3 maymunu oynar mı?
Sonuçlarına katlanabilecekse görmedim, duymadım, bilmiyorum diyebilir. Şike yoktur dedikten sonra herhalde devletin futbola el koymasını beklemek lazım. Yoksa tribünler ve kitleler bugün durduğu gibi durmaz. Hiçbir yasa da tribünleri durdurmaz. Şike imparatorluğu da zamanla büyür, bir zaman sonra da devletin üstünde spor devleti olur. Olay Fenerbahçe Trabzonspor rekabetinin ötesinde bir dönüm noktası. Bir maç asla değil. Gücü ve kudreti kendinde gören bir imparatorlukla, geride kalan herkese diğerleri diye bakan, onları kendilerinin kölesi zanneden iki sistemin çarpışması.
Medya elitlerin yanında
Merkez medyanın da bu dönemde şikeden yana tavır alması da şaşırtıcı değil. Merkez medya ile o çevre arasında her zaman karşılıklı bağımlı olma hali vardır. Ve bu medya zannedildiği gibi halkın (mağdurun) eli, dili değil, bu baskın grupların sözcüsüdür. Asıl şaşırtıcı olan, medya elitleriyle, spor ve siyasetin elitlerinin ayrı kulvarda olması olurdu. Türk futbolundaki gücü, parayı elinde tutan elitlerle, ötekilerin kavgasına yine başka bir elit grubun karar verici olması da manidar. TFF, futbolun mu Fenerbahçe’nin mi (gücü elinde bulunduran elitlerin) federasyonu olup olmadığını gösterebilecek mi? Göreceğiz.
Trabzonspor ne yapsın?
Bu işlere kafa yoran benim gibi çok insan Trabzonspor’un elit görünmesinden rahatsız. Çok elit duruyor, güçlülerin yanında. Artık öteki değil. Kendine büyük denmesinden rahatsız olmuyor. Bu görüntü Trabzonspor’un görüntüsü olamaz. Anadolu kulüpleri ‘Aman Fenerbahçe düşmesin’ derken tüm Trabzonsporlular kızıyor, sövüyor. İyi de Trabzonspor ne yapıyor? Misyon kulübü, değerleri olan ve değerler üzerinden anlatılan Trabzonspor’daki değişime ne demeli! Trabzonspor neden elit görünüyor? Neden gücün yanında? Neden diğerleri gibi büyük? Bu zemin kaybının sorgulanması için de zaman gelmiştir bence.